Kutsal geometri: Varlığımızın ilahi düzeni

Kutsal geometri: Varlığımızın ilahi düzeni

 

Bir çiçekte, kar tanesinde, atomlarda, ayçiçeğinde, DNA’da, arının peteğinde ya da deniz kabuğunda, evrenin yasası gizli... 

 

M.Ö. 5. Yüzyılda yaşamış olan Yunan filozof ve matematikçi Pisagor, “Sayılar evrenin yasasıdır” demiş. Onun bu sözünü daha iyi anlamak için Pisagor’dan yüzlerce yıl sonra yaşayan Rönesans’ın bilimsel devrimine büyük katkı koyan astronom, fizikçi ve matematikçi Galileo’ya kulak verelim: “Evren, matematik diliyle yazılmıştır. Harfleri; üçgenler, daireler ve diğer geometrik biçimlerdir.” 

 

Etrafımızı saran geometrik şekiller, birbirini tekrar eden örüntüler, evrenin tüm bilgisini ve gizemlerini taşıyan varlığımızın ilahi düzenini gösteren bütüne “kutsal geometri” deniyor. Kutsal geometri, evrenin yaratılışındaki muazzam uyum ve dengeyi her zerrede görmemizi sağlıyor. Mikro ve makro kozmostaki bu denge ve uyum, belli sayılar, geometrik oranlarla kendini ortaya koyuyor.

 

Kutsal geometrinin temel formlarından biri olan yaşam çiçeği kadim çağlardan bu yana karşımıza çıkıyor. “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı” adlı kitabında konuyla ilgili kapsamlı araştırmalara yer veren Drunvalo Melchizedek, varlığı henüz bilim tarafından ispatlanmasa da tufanla yıkıldığına inanılan Atlantis uygarlığından beri bu sembolün kullanıldığını belirtiyor. Atlantis uygarlığının çöküşüyle de unutulmaması için Mısır’a taşındığını kaydediyor. Ona göre, evrenin ve yaşamın tüm kodunun ve başlangıcının bu sembolde olduğu o zamandan bu yana gelen bir inanış. Ayrıca Kabala inancında yaratılışın prototipini betimleyen Hayat ağacı ve sefirotların bu yaşam çiçeği formundan türetildiği düşünülüyor.

 

Kutsal geometri ve yaşam çiçeğini Sümer, Mısır, Maya, Yunan ve birçok eski medeniyet biliyordu. Buda heykelinde, İtalya’nın Pompei şehrinde, Leonardo Da Vinci’nin çizimlerinde, Mısır, Asya, Afrika, Anadolu, Güney Amerika ve birçok bölgedeki kültürlerin tarihi eserlerinde ayrıca bütün semavi dinlerde yaşam çiçeği karşımıza çıkıyor. Ülkemizde Manisa müzesinde, Hacı Bektaşi Veli türbesinde bir çeşmenin üstünde, Efes Antik kentinde, Burdur Müzesi’ndeki bir lahit kapağında ve değişik yerlerde yapılan kazılarda çıkan eserlerde bu formla karşılaşıyoruz.


Kutsal geometri formları nelerdir?
Aslında parçanın bütünle olan ayrılmaz ilişkisi, kutsal geometri formları ile ortaya konuyor. Bu formlara ve anlamlarına dair daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak istiyorsanız, buyurun okumaya devam edelim...


Yaşam Çiçeği
Kutsal geometri, kadim dönemlerden bu yana en belirgin olarak yaşam çiçeği denilen geometrik formla ifade ediliyor. Yaşam çiçeği iç içe geçmiş eşit alan sahip 19 çember ve dışındaki büyük çemberle birlikte 20 çemberden oluşmuş geometrik bir şekil. Aslında 3 boyutlu kürelerdir. Yaşam çiçeği içinde Platon’un 5 cismi ve Metatron’un küpünü barındırır. Yaşam çiçeği desenleri evrendeki her şeyi oluşturan kutsal oranların çıkış noktasıdır. Bu şekiller tüm varoluşu inşa ederler.


Küre
Birliğin, bütünlüğün nihai ifadesi olan kürenin yüzeyindeki tüm noktalar eşit derecede erişilebilirdir. Atomlar, hücreler, tohumlar, gezegenler ve küresel yıldız sistemlerinin tümü, kürenin sahip olduğu anlamı yani, toplam kapsama, kabul, eşzamanlı potansiyel ve meyve verme, makrokozmos ve mikrokozmosun küresel paradigmasını yansıtıyor.


Daire
Yenilenme, dahil etme, kozmik destek, konsantrasyon ve tekliği ifade eden çember, kürenin iki boyutlu bir gölgesidir. Diğer tüm semboller ve geometriler, çemberin, kürenin ve bunların hayal edebileceğimiz diğer yüksek boyutlu biçimlerin derinliğini ve
mükemmelliğini yansıtır. 

 

Nokta
Bir dairenin veya bir kürenin merkezinde her zaman sonsuz küçük bir nokta vardır. Noktanın boyuta ihtiyacı yoktur, ancak tüm boyutu kapsar. 

 

İkinin kare kökü
2'nin karekökü; bütünün, parçalarının toplamından daha fazla olduğu konusunda derin bir ilkeyi somutlaştırır. (İkinin karekökü yaklaşık 1.414213562'ye eşittir…) Bu geometrik bilgi bizi soyuna sadık kalarak, daha büyük bir birliğe, temel gerçeğinin daha yüksek bir ifadesine götürür.

 

Altın Oran
Kutsal geometri deyince akla ilk gelen kavramlardan biri olan altın oranı “bütünün daha büyük bölüme oranının büyük bölümün küçük bölüme oranıyla aynı olması” diye tanımlayabiliriz. Bu benzersiz oran, her yeni nesli atalarına bağlar ve ilişkisinin sürekliliğini sağlar. Altın oran, ayçiçeğinden deniz kabuğuna hemen hemen her yerde ortaya çıkan temel bir ölçüdür. Yaklaşık, 1.61803398874989484820458683436563811772030918 sayısına denk gelir. 
Bu dizinin keşfi ile tanınan matematikçi Leonardo Pisano Fibonacci'dir.  Fibonacci oranları papatyalardaki sarmal kol sayısı oranında, tavşan popülasyonlarının kronolojisinde, bir dal etrafında kıvrılırken yaprak desenleri dizisinde ve doğada kendi kendini üreten modellerin etkili olduğu sayısız yerde görülür. 

 

Vesica Piscis
İki daire ya da merkezleri tam olarak dokunan kürelerin kesişmesiyle oluşan vesica piscis, eşit kişiler arasındaki "ortak zemini", "paylaşılan vizyonu" veya "karşılıklı anlayışı" temsil ediyor. Bu form Rönesans döneminde sanat ve mimaride yoğun bir şekilde kullanıldı. Biçimin eksenlerinin oranı, 3'ün karekökü oluyor ve ve üçlünün tek başına rasyonel dille yeterince ifade edilemeyen en derin doğasına işaret ediyor.


Spiraller
Spiraller büyüme, kozmik destek, tekamül, rehberlik talebi, konsantrasyon, bilgelik, kundalini enerjisi için kullanılıyor.
Yinelemeli bir Altın Üçgen yuvası tarafından oluşturulan bu spiral bölmeli Nautilus kabuğunun klasik şeklidir. Bu kabuğu oluşturan deniz canlısı, eklenen her genişletilmiş oda için aynı oranları kullanıyor; büyüme her yerde aynı olan bir yasayı izliyor. Dıştaki üçgen, yukarıdaki beşgen grafiğin beş “kolundan” biriyle aynı. 
Nautilus kabuğunun, güzelliği ve matematiksel mükemmelliği ile, kullanıcının doğal dünyada bulunan uyum ve güzelliğe odaklanmasına destek olduğu düşünülüyor.


Torus
Torus şekli, matematiksel bir örüntü olarak da formüle ediliyor. Gözünüzde şöyle canlandırabilirsiniz; elmanın da simidin de şekli torustur. Dünyanın, gezegenlerin, güneş sisteminin, uçağın, uçan dairenin ve atomun dönüşü de torus örüntüsünün diğer örnekleri. Bazı bilim insanlarına göre evrenin şekli de torus modelinde. Torus örüntüsü içindeki enerji, merkez etrafında daireler çizerek bir uca akar ve diğer uçtan çıkar. Yani merkezdeki enerji, bir uçta karadelik, diğer uçta ak delik gibi davranır.
Kutsal bir geometri olan torus örüntüsü, insanın bedeni üzerinde de manyetik olarak bulunuyor. Torusun merkezi kalp çakrasıdır, kutuplarında ise tepe ve kök çakra yer alır.  Madde (kök çakra) ve mana (tepe çakra) dünyaları arasındaki köprünün kalbimiz olduğunu sembolize eder. Torus, tepe-kalp-kök çakraları arasındaki sevgi akışıyla canlanan özün enerjisidir. Aldığımız ve verdiğimiz her nefeste odağımız kalbimiz olduğunda, hayat enerjimiz de yükseliyor. İşte Torus bu şifalı enerjileriyle ne verirsek onu alacağımızı, ne ekersek onu biçeceğimizi, ne söylersek onu duyacağımızı yani dengeyi hatırlatır. Torus sembolünü alanınızda bulundurmanız bu denge titreşimini yayar. 


Fraktallar ve yinelemeli geometriler
Fraktal; karmaşık geometrik şekillerin ortak adıdır. Sonsuza dek iç içe geçmiş birbirini tekrarlayan şekillerdir. Büyüklüğü ne olursa olsun, doğanın aynı özü yayması her zaman büyüleyicidir. 


Platonik Katılar
Eski Yunan Filozofu Platon, evrenin esir (ilk ve orta çağlarda uzayın yapısını oluşturduğu düşünülen madde), toprak hava, ateş ve su olmak üzere beş temel öğeden oluştuğunu düşünüyordu. Bu beş öğrenin her biri, birer eşkenar çokyüzlü atomlardan oluşuyor. Bundan dolayı eşkenar çokyüzlülere “platon cisimleri” deniyor. Platon katıları da tetrahedron, (dört yüzlü ateş), hekzahedron (6 yüzlü Dünya), oktahedron (8 yüzlü hava), dodecahedron (12 yüzlü evren) ve icosahedron (20 yüzlü su), ilk kristal modeller oluyor. Atomlar kristali oluştururken aynen Platon’un dediği gibi eşkenar çokyüzlü üniteler olarak diziliyor. 


Metatron Küpü
Metatron Küpü, Tanrı'nın enerjisinin bir imgesidir ve enerjinin uygun dengede akmasını sağlamak için sıkı çalışır, böylece doğanın tüm yönleri uyum içinde olur. Aynı zamanda arınma, korunma, ezoterik bilgi, bilgelik, spiritüalite, meleklerle irtibat ve akaşik kayıtlar için kullanılır.

 

Üçgen: Yaratıcılık, yaratım, eylem, uyum, denge, ilahi ile bağlantı, sezgisel duyumlar, enerjiyi yükseltme, enerjiden özgürleşme için kullanılır.
Kare: Merkezlenme, sağlam kuruluşlar, güç, sınırlarını bilme, maddi eylemler, dört yön, mevsim ve elementler, fiziksel alem, çevre, topraklanma için kullanılır.

 

Kutsal geometriyi nasıl kullanabiliriz?
M.Ö 4. yüzyılda yaşamış Yunanlı filozof ve matematikçi Platon da “Geometri Yaradılış öncesi de vardı” diyor. Onun bu sözünü kutsal geometrinin, sayıların ilahi boyutuna, yaratılışımızdan önceki plana dair bir atıf olarak ele almak da mümkün. Kutsal geometri formlarını tanıyarak ihtiyaç duyduğunuz noktalarda destek almak için onlardan yararlanabilirsiniz. Kutsal Geometri desenlerini içeren mücevherler takmak, uyumu, iyileşmeyi, kendini dengelemeyi, sevgiyi, birliği ve güzelliği artırmak için ideal bir yoldur.
Örneğin yaşam çiçeğine ya da diğer öğelere ev dekorasyonunda yer verebilirsiniz. Evrenin sürekli akışında tutmak için meditasyonlarınızda da kutsal geometri formlarından yararlanabilirsiniz.

 

Etiketler: Yaşam çiçeği, sri yantra, tohum yaşam çiçeşi, kutsal geometri
Ocak 03, 2021
Listeye dön
Çerez Kullanımı

Alışveriş deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (Cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.